|
“Bütün insanların hayat hikayelerini okurken, ilk zaferlerini kendilerine karşı kazandıklarını görmüşümdür.” Truman
Üniversiteyi bitirdikten sonra bir işe girmek için deliler gibi çalıştığım günleri hatırlıyorum. Ekonomi, hukuk v.b. gibi alanlarda o kadar uzmanlaşmıştım ki haftada 3 ayrı kurumun sınavına katılıyor olmama rağmen sınav öncesi konuları tekrar etme gereği dahi duymuyordum. Şimdilerde devirdiğim o kalın ciltli kitaplara bakıp bunları ben mi okumuşum diyorum.
İnsan bir işi başardığında kendinde ister istemez bir rahatlama hisseder. Pek çoğumuzun üniversite yıllarımıza göre daha kilolu olmamızın bir nedeni de üzerimizdeki gelecek kaygısını atmış olmamızın verdiği rahatlıktandır. Rahat etmek elbette güzeldir, gösterdiğimiz tüm gayretin hedefinde daha rahat bir yaşam sürebilme arzusu vardır. Ne var ki rahatlık, çoğu kez insanı sahte bir güvenlik duygusuna sürükleyen ve onu olduğu yerde saydırtan sinsi bir düşman da olabilir.
Kendinizi rahat hissetmeye başladıysanız ve aklınızda “Bence bu kadarı yeterli” düşüncesi oluşmaya başlamışsa rahatlık tuzağına düşmek üzeresiniz demektir. Rahatlık, sizi halinizden memnun hale getirip tembelleştirmeye ve ilerlemekten alıkoymaya başlamıştır. Küçük başarılarla yetinmek ve daha fazlası için çaba göstermemek tek atımlık bir tabanca olmaya benzer.
Başarıyı bir kez elde ettikten sonra o güne kadar yapılmış olanları aşmanın yollarını aramak gerekir. İnsan meydan okumalarla, başkalarının yapılamaz dedikleri şeyleri yapmakla büyüyüp gelişir, fark yaratır. Meydan okumaların en güzeli de insanın kendi kendine meydan okumasıdır. Başarılı insanlar ellerinden geldiğince iyi olabilmek için kendileriyle rekabet ederler. Başkalarıyla rekabet etmenin kendi standartlarını düşüreceğini bilirler.
Her zaman daha büyük ve daha iyi sonuçlar verecek yeni zirvelere ulaşmaya çalışarak kendinizden hoşnutluktan uzak durun. Asla halinizden memnun olmayın. O güne kadarki başarılarınızla yetinmeyin. Daima daha fazlası için uğraşın.
Her yeni güne, neleri başarabileceğinize ilişkin değerlendirme ve heyecanla başlayın. Hedeflerinize nasıl varabileceğinizi düşünün.
Hayatla paralel yürüyün, hayata değil kendinize meydan okuyun!
NUH YILMAZ
|