|
Çevrenizi geliştirmek, arkadaş ve dost kazanmak istiyorsanız işe başkalarına, size nasıl davranılmasını istiyorsanız, öyle davranmakla başlayın. Hepimiz saygı görmek, samimiyetle takdir edilmek isteriz. Hakkımızda güzel sözler söylenilmesinden hoşlanırız. Önemli birisi olduğumuzun fark edilmesinden mutluluk duyarız. Evet, hepimiz önemli insanlar değil miyiz?
İnsanları takdir etmek için onların ille de Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ya da Genel Müdür olmasını beklemeyin. Herkesin takdir edilmeye ihtiyacı vardır ve takdir etmesini bilmelidir. İşimiz dost kazanmak değil mi?
“Size zahmet verdiğim için üzgünüm”, “Rica ederim”, “Lütfen”, “Teşekkür ederim” gibi söylenmesi hiç de zor olmayan cümleler karşınızdaki insana kendisine değer verildiğini düşündüreceği gibi sizin iyi yetişmiş olduğunuzu da gösterir. Başkalarına önemli olduklarını hissettirin. Bunu samimiyetle yapın.
İster tanıdık olsun isterse yeni tanıştığınız bir kişi olsun karşınızdaki insandan gülümsemenizi esirgemeyin.
“İnsanın yüzünde taşıdığı, sırtında taşıdığından daha önemlidir.”
Büyük bir şirketin yöneticisi ‘İşe alacağım insanları seçerken, gülümsemeyi bilen bir lise mezununu, asık suratlı bir üniversite mezununa tercih ederim’ demiştir. Gülümsemeniz bulunduğunuz yerde olmaktan ve o insanla buluşmaktan mutlu olduğunuzu gösterir. Gülümsemek bulaşıcıdır ve karşılığında o insan da sizinle birlikte olmak için daha çok istek duyar.
Gülümsemek dostluğa açılan bir kapının üzerindeki kilidin anahtarıdır. Kelimelerinin dilini pek sevmediğimiz nice insanlara gülen yüzlerinden dolayı bağlanıveririz, gönül kapılarımızı açarız.
Gülümseyin.
Öyle samimi ve sıcak olun ki, her sıktığınız ele ruhunuzu da katın. |