|
Beden dilimiz çevremizle kurduğumuz sözsüz iletişimin en önemli aracıdır. Hatta öyle ki mesajımızın %55’i beden dilimizle karşımızdakine ulaşır. Beden dilimizi doğru kullanmak, duruşumuz, el sıkışma şeklimiz ve oturuşumuz karşımızdaki kişide güven yaratacaktır.
Ellerin mümkün olduğunca açık konumda ve kenetlemeden tutulması gerekir. Kenetli eller genel bir olumsuzluğun ve hayal kırıklığının habercisidir. Bu iş görüşmelerinde bir türlü konuya girememiş olmanın getirdiği bir huzursuzluğun yansıması sayılır. Diğer taraftan elin belde olması ya da elin yüze götürülerek yüzün bir kısmını kapaması da genel bir olumsuzluğa işaret eder.
Göz teması kurmak ve başın duruşu da iletişim açısından oldukça önemlidir. Karşınızdaki kişi ile konuşurken onunla sık sık göz teması kurabiliyorsanız bu iletişiminizin sağlıklı olduğu anlamına gelir. Konuşma sırası karşı tarafa geldiğinde gözlerinizin mümkün olduğunca konuşan kişinin üzerinde olması, anlattıkları ile ilgilendiğiniz mesajını verir. Görüştüğünüz kişinin gözleri ile dudakları arasında kalan bölgesine yani yüzün burnu ve gözü kapsayan bölgesine bakmak karşı tarafa iletişime açık ve duygusal olarak rahat olduğunuz mesajını verir.
Başın konumu da bir görüşmenin seyir hakkında size fikir verecektir. Hafif yan yatırılmış bir baş karşınızdaki kişinin anlattıklarınızla ilgilendiğinin göstergesidir. Hafif geriye doğru atılmış bir baş ki bu pozisyonda burun bir miktar havaya kalkar, bir iki saniyeliğine bile yapılsa karşınızdakinde ona tepeden baktığınız havasını yaratacaktır.
|